![]() |
||||||||
![]() |
![]() |
![]() |
||||||
|
ANASAYFA
- 100 BİN |
100 bin Yeryüzünün neresi ağrısa/benim de bir yerim ağrır. F.H. Dağlarca 6 Ağustos 1945, saat 8.15’te, insanlar gündelik işlerine henüz başlamışlarken ansızın bir şey “çakar”, beraberinde güçlü ve dayanılmaz bir sıcaklık getirir. Korkunç bir basınç vurur, güçlü bir rüzgar savurur insanları ve hayvanları ve eşyayı, tozu ve toprağı. Sonuç; ilk gün için 0.6x100 bin ölü, 100 bin yaralı, enkaz haline gelen 2.5x100 binlik Hiroşima şehridir. Hiroşima ve ardından Nagazaki kentine atılan atom bombaları insan eli ile yapılan toplu kıyımların en büyüğü olarak tarihte yerini alır. Bombaların ardından insanoğlu kısa ve uzun dönemde bunun etkilerini araştırır, soruşturur, anıtlar kurar ve bunu unutmaz gibi yapar. II. Dünya Savaşının bitiminde dünya nüfusu 25000x100 bin civarındadır. 1970’li yılların başında Amerika Birleşik Devletleri’nde üniversiteler başta olmak üzere çok sayıda sivil örgüt Vietnam savaşına ciddi muhalefet göstermeye başladılar. Dünyanın o zamanki özgürlükçü hümanist akımlarının bu konudaki duyarlılığı ve özellikle genç kitleleri etkilemesi azımsanacak gibi değildir. Kennedy’nin şaibeli ölümüne neden olduğu iddia edilen Soğuk Savaş döneminin bu en sıcak savaşının bilançosu bile ancak 1995 yılında açıklanır. Vietnam ve Kamboçya’lıların toplam ölü sayısı 50x100 bin iken Amerika Birleşik Devletleri’nin asker kaybı 0.6x100 bindir. Neredeyse ölen her Amerikalı asker için Hollywood bir Vietnam savaşı filmi yapar, çoğunda da “diğerlerinin” esamisi okunmaz. 1999 yılında Marmara’da sabaha karşı saat 3 civarında insanlar 45 saniye süren bir sarsıntıyla neye uğradıklarını dahi anlamadan hemen tamamı doğu kurnazlığı ile yapılmış evciklerinin göçükleri altında kaldılar. Sapır sapır yıkılmıştı evler, okullar, binalar. Hastaneler de yaralanmıştı. Çadırlar kuruldu, yaşama tutunanlar, yaşamı tutanlar oldu. Ama kayıp 0.2x100 bindi. Dağılan, paramparça olan, anlamını yitiren hayatlar da cabası. Oysa çok değil bundan birkaç ay sonra deprem bilgini magazin oldu ve biz unutmaz gibi yaptık. 2004 yılında doğal afetler hakkındaki bilgilerimize bir yenisini eklemek zorunda kaldık: tsunami. Okyanustaki bir deprem nedeniyle oluşan dev dalgalar etki alanı içerisindeki tüm kıyıları vurdu ve Endonezya’da en fazla olmak üzere on üç ülkede toplam 1.85x100 bin insanın ölmesine neden oldu. Gerçekten de etkilenmiştik. Ama bizi etkileyen ne ölü sayısı ne sulara gömülmüş köyler ve kasabalardı. O dev dalganın turistik tesisleri yutması inanılmaz bir şeydi. O dalga ürkünç ve korkuçtu ve biz uzaktakiler onu bir televizyon yıldızı gibi seyrettik. Çok değil bir hafta sonra ne tsunami sonrası insanların durumu ne gerçek kayıp sayısı ne de gerçekten ne olduğu ilgi alanımızın dışına çık(arıl)mıştı. 2008 yılında dünya nüfusu 67000x100 bin olarak açıklandı. 1900 ile 1950 arasında nüfus artışı yaklaşık 8500x100 binken 1950-2008 arası artış 40000x100 bin idi. Doğal ve insana ait kıyımlar ne yazık ki bitmedi. Amerika Birleşik Devletleri’nin işgali sonrasında Irak’ta 10x100 binden fazla insan öldü. Kadın, çocuk, erkek nasıl olduğu bilinmeden ölmeye devam ediyorlar. Sudan’da, Ruanda’da ve Afrika’nın diğer yerlerinde toplu kırımlar oldu ve devam ediyor. 2 Mayıs 2008’de hiç duymadığımız, bilmediğimiz bir yerde, Myanmar’da Nergis kasırgası ardında 1.4x100 bin ölü ve pek çok felaketzede bırakarak geçti gitti. 12 Mayıs 2008’de Çin’in Sichuan eyaletinde bir deprem 0.9x100 bini bir anda öldürüverdi. Bu iki olayın gazetelerde yer tutması üç günden fazla sürmedi. Tıpkı doğa, emek ve demokrasi gibi insan hayatı da postmodern karşı-ütopyanın içinde değersizleştirildi. Nüfus özellikle Asya’da en az üç çocuk telkinleriyle aşırı arttı. Fakirlik ve sefalet her zamankinden daha çok oldu. Yaşam ve anlamı tüketmeye indirgendi ve kitlesel ölümlerin anlamı kalmadı. İşte tam da bu nedenlerden yaşasın Re-Modernizm deme vakti geldi!... Dünyanın bütün sevgilerine gülüyorum. F.H. Dağlarca Selman Vefa Yıldırım
Foto: Dimitri Balternans, 1942 |
|||||||
|
Ziyaretçi sayısı :
Anasayfa | Özgeçmiş | Çocuk Kalbi | Çocuk Hastalıkları | Düşler ve Erdemler | Sorularınız | İletişim |
||||||||