ANASAYFA
ÖZGEÇMİŞ
ÇOCUK KALBİ
ÇOCUK HASTALIKLARI
DÜŞLER VE ERDEMLER
SORULARINIZ
İLETİŞİM

- 100 BİN
- ahh BRAZİL!
- BİYOTEKNOLOJİ
- ÇEK CUMHURİYETİ
- EVRENİN ŞİİRİ VE PI
- PEDİATRİK KARDİYOLOJİ    KİTAPLARINDA TÜRKİYE
- TABİP ODALARI BİR İŞE    YARAR MI?
- SİS ÇANI
- LITERARY BUSINESSMAN
- FOTOĞRAFIN TARİHÇESİ
- DALDAN DALA
- FOTO ÖYKÜ
- ŞAİR HEKİMLER

 

 

DALDAN DALA


7/24

Kebabın tadı kaldı mı?

Kitlesel bir tüketim ürünü haline geldiğinden beri kebabın eski tadı kalmadı. “Hızla yiyin” lokantalarının devleşmesi ve ahtapotun kolları gibi her sokakta varlığı kebapta lezzeti yok etti. Çoktandır yemiyorum, yiyeceğim zaman da “hızla yiyin” lokantalarına gitmiyorum.

Orhan Pamuk

Son zamanlarda O. Pamuk için duyduğum en iyi sıfattı “literary businessman”. Çömezgili de E. Şafak olsa gerek.

Kahramanlar

Yeni bir edebiyat dergisi çıktı: Kahramanlar. Edebi eserlerin başkişileri üzerine denemeler var içeriğinde. Düşündüm de benim kahramanım kimler diye, hemen aklıma gelenler Sakarca ile Martin Eden’di.

Kanser

Bıçak sırtında yaşamak gibidir kanserli olmak. Hem aniden kesebilir, hem de aniden düşebilirsiniz. Bu yüzden nasılsın diye sorarsanız kanserliye yüzünüze bakıp hafif bir tebessüm edebilir size.

7/24

Sağlık bir sektör değildir, ben de 7/24 değilim, hekimim. Makineleşmiş hastalar için doktormatikler iyi gelir. Mekanik patronlar sizin de yolunuz açık olsun.

Sakarca

Fakir’in Sakarca gözüpek bir horozdur. Bağımsızlıktan yanadır, bağlantısızdır, sömürgenleri sevmez, haksızın peşindedir ve bu uğurda söz söyleyen, çarpışan, ölendir.

Kafe Deniz

Geçenlerde bir albümden parçalar dinledim. Albümün adı “Cafe del Mare”dı. Yani deniz kafe. Dil ilginç bir şey. Orijinal dilinde bu albüm sadece denizi, okyanusları çağrıştırırken, dilimize çevrildiğinde asıl anlamından çok bir insan adını çağrıştırıyor. Yani Deniz’in yeri, kahvesi gibi. Neden bizde deniz aynı zamanda bir isim de olmuştur acaba? Hani denizi çok sevdiğimiz de söylenmez. Aynı şeyi nehir, ırmak, toprak, su, ada için de söyleyebiliriz.

Mutluluk

Güzel bir filmdi Mutluluk. Elini taşın altına koyan, gerçeklere vurgu yapan bir öykünün sinemasıydı. Livaneli’nin Yer Demir Gök Bakır’ını da sevmiştim. Duru ve yıldızlı karanlığın fotoğraflarıyla doluydu insanlıktan insan ötesine taşınan adamın öyküsünü anlattığı bu film. Ve ben son yıllarda en çok iki şeyi özlemekteyim: çocukluğumun gelinciklerle dolu kırlarını ve yaz akşamları sırtüstü yatıp seyrettiğim yıldız dolu gökyüzünü.

At

Sıcacık bir yağmur siner
Kara gecenin içine
Tak tak vurulur kapıma
Kişner kapımda kır atım
Dünyam gümüşler kuşanır

A. Kadir’in şu müthiş imgelem dünyasındaki o güzelim kır atla dünyayı dört dönmek, kırlarda, ormanlarda koşmak isterdim.

Bisiklet

Kopenhag’da geniş bisiklet yolları yapılıyormuş, çünkü halen işe bisikletle gidenler yaklaşık %30 civarındaymış ve bunu %50’ye çıkarmak istiyorlarmış, zaten böyle bir talep de varmış. İşe bisikletle gidebilmek için gereken her şeyin yapıldığı onların dünyası ile yarın ne olacağımızı bilmediğimiz bizim dünyamızda yaşamak arasındaki fark ne acı ve sıkışmışlık duygusu ne kötü!...

İktidar

Foucault’nun dediği üzre: bir yerde iki insanın varlığı iktidar mücadelesi için yeterlidir. Misal,
Robinson Cruzoe ile Cuma arasında daima bir iktidar mücadelesi vardı. Yenen yenilen, ezen ezilen. Şimdi ve şu halde ise bütün iktidar piyasalarındır. O halde biz yenildik mi? Eğer….belki….

Bahar

Dağlarına bahar geldi memleketimin.



Dr. Selman Vefa Yıldırım

 

 
         
Ziyaretçi sayısı : Ziyaretçi Sayısı ..................................................................................................www.vefaklinik.com ©2009 Tüm hakları saklıdır.
Anasayfa | Özgeçmiş | Çocuk Kalbi | Çocuk Hastalıkları | Düşler ve Erdemler | Sorularınız | İletişim